20101125

Zombigotchi!

Zombigotchi! from Michael Please on Vimeo.

20101109

Earthlings: Dünyalılar


earth'ling: (isim). Dünyada yaşayan kimse.

Bugün ikinci kez izledim. İnsanoğlunun hırsına, tüketim çılgınlığına, acımasızlığına, vicdansızlığına küfürler savurarak. Ve bir kez daha, vejetaryenliği seçtiğim için, suça ortak olmadığım için, kendi adıma az da olsa bir şeyler yapabildiğim için mutlu oldum.

Türcülük, ırkçılık, insanoğlunun en şerefsiz yanlarından biri sanırım. Kendinden farklı olana, insan ya da hayvan olmasını gözetmeksizin işkence etmek, öldürmek.

İzleyin. Rahatsız edecek. Hem de çok rahatsız edecek ama yine de izleyin. Beslenme, giyim, eğlence, arkadaşlık, bilim ve askeri amaçlar adına, dünyayı bizimle birlikte paylaşan canlılara kendi türümüzün yaptığı acımasız işkence ve katliamları görün. Görmediğinizde, bilmediğinizde, duymadığınızda hiçbir şey değişmiyor maalesef.

''Mezbahalar var olmaya devam ettikçe, savaş alanları da olacaktır.'' Leo Tolstoy

''Gelmiş geçmiş tüm yaratıklar içinde insanoğlu en tiksindirici olandır. Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır.'' Mark Twain

20100519

Groove Armada - History

Uzun zamandır bir parçaya bu kadar takılıp kalmamış, bu kadar evire çevire dinlememiştim sanırım. Groove Armada'nın 2010 albümü Black Light'tan History.

Sabah kalkınca, akşam yatmadan önce, otobüste, vapurda, en çok da vapurda, sokakta... Günlerdir bu parçaya kilitlenmiş durumdayım. 19 Haziran'ı bekliyoruz şimdi de. Efes Pilsen One Love festivalinde Groove Armada'nın çıkacağı günü. 30'dan geri sayım.




Hazır bugün tatilken ve erkenden uyanmışken, "History" eşliğinde güzel bir kahvaltı hazırlamalı şimdi. Hafta sonu keyfini hafta içi yaşamanın tadı da bambaşka. Ardından, daha da keyiflenmek adına Kadıköy, Matkap Tattoo

20100109

Noise.

Kulakları sağır edercesine çalan araba alarmlarına, siren seslerine, önünde metrelerce uzanan ve milim milim ilerleyen bir trafik varken, elinin altındaki kornaya trafiği bir anda yok edecek sihirli bir değnekmişcesine davranıp abanan öküzlere, toplu taşıma araçlarında ya da sokaklarda ya da başka herhangi bir yerde, sesinin seviyesini ayarla(ya)mayıp, sanki kendilerini dinlemeye mecburmuşuz gibi bağıra çağıra konuşan andavallara ve daha pek çok farklı şekilde gereksiz gürültü kirliliği yaratan kulak tecavüzcülerine gelsin bu film. Noise. İdolümsün Tasfiyeci.

20090920

Kozmos

Gözümüzü açar açmaz kocaman dağlar, portakal ağaçları, yeşil ve mavi gördüğümüz, mevsim itibariyle az Türk'lü, bol turistli, az kalabalıklı Olimpos sularından İstanbul'a döndük yine. Havanın gittikçe griye dönmesinden anlamıştık İstanbul'a döndüğümüzü. Havaş ve hemen ardından Taksim-Bostancı dolmuşu. En sarısından. Ve siz iki kişi konuşurken hiç tanımadığınız birinin lafınıza bodoslama dalması. Kozmik güçlerden, evrenden, hepimizin aslında birimiz olduğundan bahsetmesi.
Ah gözünü sevdiğim İstanbul! Ne kafalar taşıyorsun sen içinde.

1. DipNot: Turistin amelesi çok daha fena oluyormuş.
2. DipNot: Bir de bu sabah Boğaz köprüsünden geçerken devasa bir gökkuşağı gördüm ki bambaşkaydı. Belki de bir tek ben gördüm.

20090801

Ne Kafası.

İnsan çok uzun süre uykusuz kalınca hiç alkol almasa bile sarhoş gibi olabiliyor. Ama gerçekten çok uzun süre uykusuz kalınca. Saat sabahın körü itibariyle, kurumuş kırmızı pul biber kokusu almamı tamamen buna bağlıyorum mesela. Hemen ardından, karnındaki küçücük ekrandan güneş sistemini gösteren kırmızı başlıklı robotumun ve mini mekaniklerimin gözlerimin önünde korteje katılmaları ise, hayatımın çocukluktan itibaren bir film şeridi gibi gözümün önünden geçmeye başlaması mı onu bilemiyorum işte. Uyku kardeşim ver elini.

Fotoğraf: http://thebjoernsons.deviantart.com/art/the-game-113748663

20090728

Keyif Pezevengi

Kimbilir kaçıncı denememizden sonra becerebildiğimiz, balkonumuzu şenlendiren rengarenk çiçekleri, ısırıp koparıp yerlere atan, yetmezmiş gibi geride kalanların üzerine serilip yatan ve bütün emeklerimizi boşa çıkaran küçük bir canavar besliyoruz evin içinde. Küçük iki canavar.

Neredeyse 40 derece sıcakta, hafif nemli toprakta, kendine çiçeklerden yatak yapıp tam bir keyif pezevengi edasıyla mırıl mırıl yatışın gözümün önüne geldikçe, bu havada yapılabilecek en güzel hareket olduğunu düşünüp gülümsüyor ve sana kızamıyorum. Uğruna kırılan kolumu, bu yüzden ertelediğimiz tatili, yapamadığım sporu, kullanamadığım elimi ve daha on gün daha kullanamayacak oluşumu düşünüyorum. Yine de kızamıyorum sana. Piç.

Fotoğraf: http://sergey1984.deviantart.com/art/Lazzy-Kitty-55791083