20090611

Kış.

Çocukluğumuzun ve hayatımızın geçtiği, bin türlü pisliğini ve binbir türlü güzelliğini gördüğümüz Balat sokaklarında seninle yürürken kelimelerin boğazıma koca bir yumruk gibi ineceğini hiç düşünmemiştim. Ağzımı açsam ağlayacaktım hüngür hüngür. Sıktım kendimi. Konuşmak için dudaklarımı araladım. Yumruk indi. Bir damla gözyaşı hissettim. Durdum. Kapadım ağzımı. Omzuna dokundum. Tekrar. Bir damla gözyaşı hissettim. Durdum. Çektim elimi. Sırtımı sıvazladın.

*******

Daha düne kadar, izlediği South Park bölümlerini kahkahalarla tekrar yaşayarak anlatan, bilgisayar başında sabahlara kadar oynadığı oyunların başkahramanı, ekmek almak için iki kat aşağıya inmeye üşenen bezgin, Big Lebowski fanatiği, sen, kardeşim...

Birileri büyümüş olduğuna kanaat getirmiş olacak ki, oyuncaklarını bir kenara bıraktırıp, o ellerine silah verdiler.

Görev-miş. Borç-muş. Erkeklik-miş. Mış. Miş. Müş.

Butters / Öfke / Bekleyiş

Fotoğraf: http://rooze.deviantart.com/art/future-89751447

Hiç yorum yok: