20090619

Relaxin' With Cherry

Telefon çaldığında öylece tek başıma oturmuş, karnımı doyuruyordum. Karnımı doyuruyordum diyorum çünkü yemek sayılmazdı. Gayet keyifsiz ve hızlıca yenen, sıradan bir Mc Donald's menüsü işte. Yediklerime eşlik etsin diye karşımda açık duran televizyona bakıyordum boş boş. Kanalları değiştiriyorum hızlı hızlı. Sonra. Telefon çaldı.

Sesin iyi geliyordu. Sesin hep iyi geliyordu zaten. Biliyorum. Sesin hiç kötü çıkmazdı ki senin.

"Gelirken ne getireyim" diyorum. "Hiç", diye cevap veriyorsun. "Sadece fotoğraf makineni al, bir de müzik".

Çok konuşamadık yine her zamanki gibi. Gittiğinden beri konuşamadığımız, görüşemediğimiz gibi. Kapattık.

Televizyona bakmaya başladım telefonu elimden bırakırken. Nereye baktığımı bilmiyordum bile. İçinde yaşadığımız komediye, milyonlarca koyuna, meclis salonlarında uyuyarak para kazanan milletvekillerine ve hayatın taa ebesine çığlık çığlığa küfürler savurdum içimden. Şu insanlar olmasa hayat ne kadar güzel olurdu aslında, diye düşündüm. Dişlerimi sıkmaktan çenemin ağrıdığını farkettim. Patates kızartmalarına uzandı elim. Sonra. Orada yemeklerin ne kadar boktan olduğundan ve hiç yiyemediğinden bahsettiğini hatırladım. Fırlatıp attım hepsini. Biliyorum. Gereksiz romantizm. Ama sen de gayet iyi biliyorsun. Ben hep böyleydim.

Sesin iyi geliyordu. Sesin hep iyi geliyordu zaten. Biliyorum. Sesin hiç kötü çıkmazdı ki senin.

Kid Loco / Skhizein

Fotoğraf: http://www.flickr.com/photos/faster08/2691725403/

2 yorum:

La Santa Roja dedi ki...

Böyle mi oluyor yani?

Bad'lik Amiri dedi ki...

Bazen.